Büyükelçinin Mesajı

Kardeş Azerbaycan’da yaşayan değerli vatandaşlarımız,

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yüksek tensipleriyle ülkemizin Azerbaycan Cumhuriyeti nezdindeki Büyükelçisi olarak atanarak 1 Şubat 2025 tarihi itibariyle görevime başlamış olmaktan büyük onur ve kıvanç duyuyorum.

Ülkelerimiz arasındaki ortak tarihimize dayanan kadim kardeşlik ilişkisi iki ülke münasebetlerini her alanda müstesna kılmaktadır. Bizler aynı dili konuşan; aynı coğrafyayı paylaşan ve aynı kültür ve medeniyet kaynağından beslenen bir milletiz. Üyesi olmaktan onur duyduğumuz büyük Türk Dünyası ailesinin bir parçasıyız ve pek çok uluslararası platformda dayanışma içinde hareket ediyoruz.

Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Azerbaycan’ın kederi kederimiz, sevinci sevincimizdir” vurgusu ile Umummilli Lider Haydar Aliyev’in “bir millet, iki devlet” şiarı temelinde ilişkilerimizi ortak tarihimizden aldığımız ilhamla her geçen gün daha da derinleştirme yönündeki irademiz tamdır.

Muzaffer Ali Başkumandan Cenab Prezident İlham Aliyev liderliğinde, egemenlik ve toprak bütünlüğünü tam manasıyla tesis eden, Karabağ’da zafere ulaşmak için “tek yumruk, tek yürek” olan Azerbaycanlı kardeşlerimiz; bugün sahadaki kazanımlarını masaya taşımak için canla başla çalışmaktadır. Küresel sistemin Güney Kafkasya’da sağlayamadığı adalet ve güvenlik, kahraman Azerbaycan ordusunun kesin zaferi neticesinde tesis edilmiş, huzur, istikrar ve refah çağının kapıları aralanmıştır.

Karabağ’ın azadlığını müjdeleyen 44 Günlük Vatan Muharebesi sırasında ülkemizce Can Azerbaycan’a sağlanan siyasi ve manevi destek ortak tarihimizin altın bir övünç sayfasıdır.

Günümüzde bölgede kalıcı barışın sağlanması, refahın tesis edilmesi ve bağlantısallığın güçlendirilmesi bakımından tarihi fırsatlar ortaya çıkmıştır. Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi hepimizin sorumluluğundadır. Bölgede tesis edilecek barış ve huzur, halihazırda belirsizliğe sürüklenen dünya düzeninin yeniden tesisi adına bir ümit kaynağı oluşturacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettikleri üzere “Türkiye, dün olduğu gibi bugün ve yarın da bütün imkanlarıyla Azerbaycanlı kardeşlerinin yanında olacak ve olmaya devam edecektir. Hiçbir güç Türkiye-Azerbaycan birliğini sarsamayacaktır.” 2021 yılında imzalanan tarihi Şuşa Beyannamesi’nden aldığımız ilham ve cesaretle, uluslararası alanda yürüttüğü haklı diplomasi mücadelesinde Can Azerbaycan’ın en güçlü destekçisi olmayı sürdüreceğiz.

Türkiye, işgalden azad olunan Karabağ’ın yeniden inşası sürecinde gerek altyapı gerek üstyapı projeleri bakımından stratejik bir rol oynamaktadır. Bir taraftan Karabağ’ın yeniden imarı ve kalkınması sürerken, diğer yandan ülkemizi Azerbaycan’ın batı bölgeleri üzerinden, Hazar Denizi vasıtasıyla kardeş Türk Devletlerine bağlayacak Zengezur hattının açılması Doğu-Batı güzergahındaki Orta Koridorun güçlendirilmesi bakımından büyük bir imkân sağlayacaktır. Avrupa’dan Çin’e uzanan tarihi İpek Yolunun 21. Yüzyıl şartlarında yeniden canlandırılmasının tüm bölge ülkelerinin ortak refahını artıracağına inanıyoruz.

Liderlerimizin ortaya koydukları eşsiz kardeşlik ve dayanışma ruhu ile halihazırda en üst seviyede tecelli eden siyasi ve ticari ilişkilerimizden aldığımız güçle, münasebetlerimizi önümüzdeki dönemde sanat, edebiyat ve kültürel alanlarda da çeşitlendirmeye devam edeceğiz.

Büyükelçiliğimiz ile Nahçıvan ve Gence Başkonsolosluklarımız kardeş Azerbaycan’da yaşayan vatandaşlarımıza kesintisiz olarak hizmet vermeyi sürdürecektir. Keza, Büyükelçiliğimiz bünyesinde faaliyet gösteren Ticaret, Savunma Sanayii, İletişim, Din Hizmetleri, Tarım, Çalışma, Eğitim, Kültür ve Tanıtma Müşavirliklerimiz ile bağlı kuruluşlarımız müttefiklik düzeyine taşıdığımız kardeşlik bağlarımızın güçlenerek derinleşmesi için çalışmalarına devam edeceklerdir.

Bu vesileyle, hepinize en samimi saygı ve sevgilerimi sunar, kapılarımızın Siz kıymetli vatandaşlarımıza her daim açık olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim.

Birol Akgün

Büyükelçi